Gönderen: maglor1903 | 17 Nisan 2009, Cuma

MaGLoR’un Blogu ulAn

Arada sırada birşeyler karaladığım, derlediğim bloguma hoş geldiniz..

MaGLoR_1903

Yazılar için kısayollar;
Bu oyunun bir parçası olmayacağız!
Kulüp Yönetmek, Beceri ve Beşiktaşlılık Duruşu
Maraş Katliamı
Neler olmuştu hatırlayalım – Hayata Dönüş(!) Operasyonu
Ölüm Orucu Şehidimiz – Beşiktaş’ın Yiğit Evladı Berkan Abatay
Sağlık Sisteminin Ticarileşmesini R-E-D-D-E-D-İ-Y-O-R-U-Z
The Old Man and The Sea
O, Onyedi yaşında olduğuna hiç pişman olmadı..
Hüseyin, Mahir, Ulaş… Kurtuluşa Kadar Savaş…
31 Mayıs 1971|Nurhak Katliamı
Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu
BirGün Gazetesi Alevilik Söyleşisi
Ser Verip, Sır Vermeyen Yiğit: KAYPAKKAYA
İyi Bilmezdik
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK TÜRKİYE!
Muhsin Yazıcıoğlu: Sevgi Pıtırcığı
Deniz Gezmiş Anlatıyor
30 Mart 1972|Kızıldere Katliamı
1 MaYıS’Ta TaKSiM BiZiMDiR!
Güler Zere Tahliye Edildi
Direniş Kazandı. Güler’imiz İstanbul’da
Diren Ki!
Ağlamalar
Örgütlü mücadele

Gönderen: maglor1903 | 20 Ocak 2012, Cuma

Bu topraklarda kardeşlik kazanacak

Küçükler için şehir efsanesi durumundaki hikayeler hep ilgi çekici olmuştur.

Aslında çağlar arası yaşam farkından dolayı, yaşanmışlıkların ütopik gelmesidir hikayeleri çekici kılan.

Neyse.

Küçüktük..

Aile toplantılarında şimdiye göre tartışılmayacak sıklıkta bir araya gelirdik.

Anılar anlatılırdı.

Geçmiş yad edilirdi.

Geçmişin bir yerinde hep onlardan söz edilirdi.

Ermenilerden.

Köyümüz eski bir Ermeni köyü olduğu için yaşlıların özellikle yoğun anıları vardı.

Anlatırlardı,

Merakla dinlerdik.

Yaşlı nine Ede’den bahsederlerdi mesela.

Doktor Leon’dan.

Kuyumcu Minas’tan.

Ve aklıma gelmeyen onlarcasından.

Gözleri buğulanırdı anlatanların,

Adeta yürekleri dağlanırdı.

Dedem mesela, “20 evlerdi  mahallemizde” derdi, “şimdi ise hiç kalmadılar.

Leon’dan bahsederken, gözlerinin içi gülerdi annemin: “ne zaman maaşını alsa, hep şekerleme alırdı bize” derken.

En çok yengemin anıları ilgimizi çekerdi ama..

Ermenilerin, göç ettirilmek zorunda kaldıkları için altınlarını köye gömdüklerinden bahsederdi

Göç, göç ettirilmek o zaman bizim ilgi alanımız dışındaydı. İlgilenmezdik, altın kelimesini duyduktan sonra..

Sonra büyüdük.

Niye diye sormaya başladığımız yıllara gelmiştik.

Artık anlatılanlar ütopik gelmiyordu.

Bu toprakların ezilen, acı çeken bir halkının mensubu olarak, anlayabiliyorduk Ermenileri

“Senden olmayanı yok say!”

“Senden olmayanı yok et!”

Çok da güzel başarıyorlardı da yapmak istediklerini

Zaten yok sayıyorlardı da, işlerine gelmediğinde de yok etmesini de iyi biliyorlardı.

Üniversite 3. sınıftaydım. 18 Ocak’taki son finalimin akşamı Sivas’a dönmek için otobüse binmiş,

19 Ocak sabahı sivas’ta olmuştum.

Yoğun, yorucu ve uykusuz geçen final döneminin ardından, yine yorucu ve kötü geçen bir yolculuk sonrası varmıştım Sivas’a.

Sabah yol yorgunluğunu üstümden atmak için girdiğim yataktan öğleden sonra 4 civarında çıkabilmiştim.

Televizyona bakmak istedim,

Hayatımın belki de en kötü anına şahit olacağımı bilmeden.

Kırmızı bir şeritle “Hrant Dink Vuruldu!” yazmışlardı.

Aslında, ne acıdır ki, tam da final dönemi sırasında bir arkadaş sohbetinde konusu geçmişti Hrant’ın..

Kıyacaklar demiştik, harcayacaklar güzelim adamı.

Ne kadar konusu da geçmiş olsa, toz konduramıyor insan.

Kabullenmek zor geliyor.

Ürkek bir güvercin misali koruma içgüdüsüne bürünüyorsun ister istemez çünkü

Koruyamadığın için de kahroluyorsun

Kahroluyorsun.

Lanet okumaktan başka elden bir şey gelmiyor ki ama

Güzelim, melek gibi bir insanın arkasından intikam vari yaklaşım da hoş kaçmıyor üstelik

Bugün 5 yıl oldu Hrant katledileli.

5 Koca yıl

5 adaletsiz yıl

ve şimdi bizler geç de olsa adaleti beklerken çıkageldi yurdumun faşizm dolu adaleti

sadece mitinglere katıldığı için hapse atılan arkadaşlarına destek vermek için saçını kestiren gençlere örgüt sempatizanı diyebilen adalet sistemi, Hrant’ı katletmek için ormanlarda eğitim yapanları, sistematik ve organize bir şekilde katliamı planlayanları ve gerçekleştirenleri örgüt kapsamına almadı.

Daha önce de tetikçinin çocuk mahkemelerinde yargılanmasına karar veren mahkeme verdiği son kararla Hrant’ın kemiklerini iyice sızlattı.

Ama bizlerin barışa olan inancı, kardeşliğe olan bağlılığı ve ezilen tüm halklar adına ortak hareket etmemiz sayesinde Hrant Dink mücadelemizde hep yaşayacak. Bizler O’nu “insan” olarak daima hatırlayacağız

Faşizme İnat, Kardeşimsin Hrant.. Ezilen tüm halklar adına, inatla hepimiz Ermeniyiz!!

Gönderen: maglor1903 | 16 Ocak 2012, Pazartesi

Aykut’un Kocaman Cenabetliği:)

yazık lan adama

üzüldüm bak şimdi :D

kabul et aykut, cenabetlik sende

Gönderen: maglor1903 | 13 Ocak 2012, Cuma

Alsam başımı gitsem uzaklara,

Ne dostlarım olsa yanımda, ne düşmanlarım

Ne arayanım, ne soranım

Müzik olsun yeter yanımda

Hele ki bu adamlar da olacaksa içinde

Ne isterim ki başka

Her şekilde mutlu olur ki insan bu sesle

Her şekilde huzur bulur

 

Gönderen: maglor1903 | 11 Ocak 2012, Çarşamba

TT Arena Taraftar Gördü

Türk Telekom Arena’dan dün Şehrin asi çocukları, mavi şimşekler geçti..

Arena açıldı açılalı ilk kez taraftar gördü.

Helal olsun endüstriyel futbola karşı tribün emekçileri

Yaşasın Tribün kültürü!

Yaşasın Şehrin asi çocukları!

Yaşasın halkın ve işçinin takımı mavi şimşek!

 

Gönderen: maglor1903 | 10 Ocak 2012, Salı

Biz sana düşünme demiyoruz, hobi olarak yine düşün ama; düşündüklerini söyleme..

Yurdum demokrasisi

Gönderen: maglor1903 | 8 Ocak 2012, Pazar

Katilleri Dışarıda, Metin Hala Kalbimizde, Aklımızda

Metin Göktepe,

bir gazeteci..

Ama sadece bir gazeteci değil tabii ki bizim için.

Onyıllardır yapmaya çalıştığımız devrim uğruna verdiğimiz şehitlerden biri.

Metin, bir yiğit.

Metin, bir “can”.

Metin, bir kahraman.

Metin..

Düşmanlarının gözünü, insanlıktan çıkmalarına neden olacak kadar korkutan bir insan..

Metin, bir yiğit

Anasının; bugün olsa yine gazeteci olmasını isterdim dediği korkusuz bir yürek.

8 Ocak 1996′da Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen devrimci tutsakların hem cenazelerine katılmak, hem de haberlerini yapmak için gittiği Alibeyköy’de sarı basın kartı yok diye alana sokulmayan, ısrar edince de önce gözaltına alınıp Eyüp kapalı spor salonuna getirilen, sonra da burada dövülerek katledilen bir “nefer”.

Oligarşinin silahlı güçlerinin yok ettiği değerlerimizden birisi

Mücadelenin diğer adı.

Metin Göktepe..

Benzer tarihlerde baklava çalan çocuklar 18 yıla mahkum edilirken, O’nu katledenler 7 yıl ceza almışlardı.

Çünkü;

O’nu katleden polisti,

O’nu katleden devletti,

O’nu katleden sistemdi..

Hakk’a yürüyüşünün 16. yılında yoldaş Metin Göktepe’yi saygıyla ve özlemle anıyoruz. Mücadelen, mücadelemizdir yoldaş, unutulmayacaksın..

Gönderen: maglor1903 | 8 Ocak 2012, Pazar

Güneşi İçenlerin Türküsü

Bu bir türkü
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü-
alev bir saç örgüsü
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!

Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!

Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşıyanlar!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!

Akın var
güneşe akın
Güneşi zapt edeceğiz
Güneşin zaptı yakın!

 

Üstad Nazım Hikmet RAN

Gönderen: maglor1903 | 8 Ocak 2012, Pazar

Fazla söze gerek yok

Nice canlar yitirdik..

Nice yiğitleri verdik toprağın bağrına, zamansız.

Hasretleri, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin yüreğimizi yakmaya devam ediyor.

Kaybettiğimiz bütün değerlerimize gelsin

İlkay ablamın o kadife sesinden:

Unutmadık…

Gönderen: maglor1903 | 8 Ocak 2012, Pazar

Umudun adı Çocuk

Helal sana be çocuk..

Helal sana geleceğin umudu..

Hayatı bütün imkanlarıyla çirkinleştirenlere inat,

Hayatın bütün adaletsizliğine,

Yaşam koşullarının onulmaz zorluğuna rağmen umudun, azmin

İçimi öyle ısıttı ki..

Birgün dünya, senin sayende,

Azminin zaferi sayesinde

Öyle güzel, öyle yaşanılır bir yer olacak ki

İşte o zaman

Bütün benliğimizle haykırıyor olacağız

“UMUT DİMDİK AYAKTA”

 

 

Gönderen: maglor1903 | 7 Ocak 2012, Cumartesi

Belki gören, denk gelen, hatta ve hatta seven olur diye gecenin bu saatinde bir şarkı paylaşmak istiyorum:

Sarp – siyahın matemi..

Gençlik yıllarımın en sevdiğim şarkılarından biridir bu.

Çaresiz gençlik aşklarıma adadığım, en anlamlı şarkıdır.

Ağlama sevdiğim, bu senin eserin, siyahın matemi, ağlayan gözlerin..

Üzerinden yıllar da geçse, bendeki değeri hiç eskimiyor

Yıllar geçse de, yaşanılanlar değişmiyor çünkü

Sağol be Sarp usta.. Yüreğine, emeğine sağlık

Keşke seni sıkça dinleyebilsek be..

Eski Gönderiler »

Kategoriler

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 69 other followers